ÇOCUKLAR FELSEFE YAPABİLİR Mİ?
ÇOCUKLAR FELSEFE YAPABİLİR Mİ?
Lipman, 1984’te yayınladığı makalesinde çocukların felsefe yapamayacaklarına yönelik argümanları tespit etmiştir. İlki, çocuklar yeterli olsalar da felsefi düşünmeye teşvik edilmemelidirler çünkü çocukluklarını yaşayamazlar; ikincisi pedagojik açıdan teşvik edilseler de felsefe yapamazlar ve üçüncüsü çocuklar felsefe yapamazlar. “Çocuklar felsefe yapamazlar,” demek, “Yetişkinler veya filozoflar gibi felsefe yapamazlar,” demek midir? Çocukların felsefe yapamayacaklarına dair düşünceler, büyük oranda onların filozoflar gibi felsefe yapamayacaklarına dayandırılmaktadır.
Lipman ise filozofların ve çocukların kimi yönlerden benzerliklerine dikkat çekmektedir. Onların tartışmalarında kullandıkları mantıksal ve diyalektik hamleler birbirine benzerdir. Filozofların ve çocukların felsefe yapmadaki farklılıkları, sanat eserlerindeki üslup farklılığı gibi düşünülebilir.
Felsefenin entelektüel açıdan olgun kişilerce veya yalnızca akademik alanda yapılabileceğine dair kabuller yaygındır. Bu kabullerle hareket edildiğinde, belli terimler ve bilgiler olmaksızın felsefe yapılamayacağına ilişkin fikirler, eğitim almamış ya da henüz almamış kişilerin, felsefede yeri olmayacağına yönelik önyargılara neden olabilmektedir. Klasik felsefe eğitiminden farklı olarak P4C, “felsefi diyalog yoluyla çocuklarda eleştirel düşünmenin geliştirilmesi yöntemidir.” P4C’de filozofların düşünceleri ya da çeşitli bilgiler, klasik eğitimde olduğu biçimiyle çocuklara aktarılmaz. Böylece P4C yöntemi ve pedagojisi, bilgi paketi olmaktan çıkar ve topluluk üyelerinin özerk, eleştirel ve makul düşünmeyi amaçlayan, diyalog aracılığıyla demokrasi pratiğini ve eleştirel düşünmeyi geliştiren bir sürece dönüşür. Dolayısıyla P4C’de felsefi düşünme, eğitim, politik ve sosyal amaçlar iç içe geçer.